18 Nisan 2013 Perşembe

Bir Kangal köpeğini kaç farklı şekilde tasarlardınız?

Bizim tasarımcılarımıza sormak isterdim: 'Bir Kangal köpeğini kaç farklı şekilde tasarlardınız?' İngiltere'de 2 yılda tamamlanan Gerald Project bir av köpeğinin hikayesini gösteriyor bize.

Gerald Project bir av köpeğinin çoğu illustratör ve tasarımcı 100 sanatçının farklı yorumundan oluşan bir proje. Proje İngiltere tasarımcı Liam Hopkins'in kurucusu olduğu tasarım stüdyosu Lazerian tarafından başlatılmış.

Gerald 2008 doğumlu kağıttan tasarlanmış bir av köpeği. 100 tasarımcının her biri kendi tarzları ve malzemeleriyle kendi Gerald'larını yapıyorlar. Gerald Projesi, 10 Mayıs'ta başlayacak olan New York Design Week 2013'te sergilenecek.









17 Nisan 2013 Çarşamba

Facebook'un marka değeri 5,5 milyar dolar

'2012'de 1 milyar kullancı sayısına ulaşan Facebook bu yıl ilk kez dünyanın en değerli markaları listesine girmeyi başardı. Listeye 69. sıradan giren Facebook'un marka değeri yaklaşık 5,5 milyar dolar.' 

Son yıllarda yeni ekonomi markaları hızla yükselişe geçti. Şu ya da bu şekilde dijitalle ilgili hemen tüm markaların geleneksel şirketleri hızla geride bırakarak yükseldiğini tanık oluyoruz.

Interbrand’in her yıl düzenli olarak dünyanın en değerli markalarını açıkladığı ‘Best Global Brands' listesinde bunu çok net olarak görüyoruz. 126 yıllık Coca-Cola'nın liderliği ilk kez tehlikede. Geçtiğimiz yıl 437 milyar dolar ciro yapan Apple'ın bu yıl yüzde 129'luk bir büyümeyle ikinci sıraya yükselmesi ve üstelik marka değeri olarak Coca-Cola'ya çok yaklaşması önemli bir gelişme.


Dijital markalar aynı zamanda bu listenin yaş ortalamasını da düşürmeye başladı.

Dikkat çekici en önemli gelişmelerden bir diğeri ise Facebook'un bu listeye 69. sıradan girmiş olması. Sadece 8 yaşında olan Facebook listeye yaklaşık 5,5 milyar dolarlık bir marka değeriyle girmiş bulunuyor.

Best Global Brands 2012'yi 10 yıl önceki liste ile karşılaştırdığımızda o yıllarda geleneksel markaların ilk 10 sırada kendilerine yer edindiklerini görüyoruz. Oysa geçtiğimiz yıl açıklanan listede tekonoloji ve dijitalle ilgili markaların hızla listenin tepesine yükseldiklerine tanık olduk.

Geleneksel markaların dijitalle imtihanı bu sonucu nasıl etkileyecek?


BEST GLOBAL BRANDS 2002 

1. Coca-Cola 69.637 m$
2. Microsoft 64.091 m$
3. IBM 51.188 m$
4. GE 41.311 m$
5. Intel 30.861 m$
6. Nokia 29.970 m$
7. Disney 29.256 m$
8. Mc Donalds 26.375 m$
9. Marlboro 26.375 m$
10. Toyota 21.010 m$

15 Nisan 2013 Pazartesi

Geçtiğimiz yılın en çok hatırlanan 10 reklamı




"Reklam dediğin basit olmalı, hatırlanır olmalı, davetkar olmalı ve keyif vermeli"
-Leo Burnett



"Üretken bir hayalperest değilseniz, şüpheci ve meraklı biri değişseniz, sizi reklamcılıktan uzak durmaya davet ediyorum" diyen Leo Burnett 'iyi reklam'ın 'doğru reklam'ın kurallarını 1960'larda yukarıdaki gibi özetlemiş. Basit, hatırlanır, davetkar... Ayrıca 'reklam dediğin keyif vermeli' diyor. 

Leo Burnett'in yaşadığı dönemlerde tabii ki tüketici bu kadar çok mesajla, reklamla karşı karşıya değildi. Bugün her alanda olduğu gibi reklamda da bolluk yaşıyoruz. Her gün binlerce mesajla karşı karşıya kalıyoruz. Dolayısıyla reklamın hatırlanır olması 50-60 yıl öncesine kadar çok daha zor. Bugünki reklamcılar Leo Burnett ve o dönemki reklamcılar kadar şanslı değil. İşler gittikçe zorlaşıyor.

Adwatch verilerinden yola çıkarak 28 Kasım 2011-2 Aralık 2012 arasında gösterilen reklamlar arasında en çok hatırlanan 10 reklamı derledik ve kayıtlara geçmesi için yayınlıyoruz.

2012'NİN EN ÇOK HATIRLANAN 10 REKLAMI
  1. Turkcell, Hayat Paylaşınca Güzel
  2. Pınar Süt, Büyüdüm, Nil Karaibrahimgil
  3. Turkcell, Turkcell Çekim Gücü
  4. Abdi İbrahim, Tıkalı Buruna Bruno
  5. Türkiye İş Bankası, 88 Yılında Cem Yılmaz
  6. Avea, A Kalite Kapsama, Ata Demirer Anadolu Kepçe Operatörü
  7. Pepsi, Azra Akın Ramazan Şelale
  8. THY, En Fazla Ülkeye Uçan-İstiklal Marşı
  9. Avea, Test Sürüşü-Jeep
  10. Kent, Ailen Yanındaysa Zaten Bayramdır, 123 Yaşındayım

12 Nisan 2013 Cuma

Geçtiğimiz yılın en yaratıcı ajansları ve reklamverenleri

2012, reklam sektörü için ortalama bir yıldı. Yılın ilk dokuz ayında reyting ölçümlerinin yapılamaması özellikle yeni kampanya sayısının azalmasına neden oldu. Çoğu mecrada daralma yaşandı.Reklam sektörünün yaratıcılık performansına baktığımızda ise işlerin o kadar da kötü olmadığını gördük.

2012'de en çok ödül kazanan kreatif, medya, interaktif ajanslar ve reklamverenler her yıl MediaCat tarafından derleniyor, raporlanıyor ve 'The Cat Report' ismiyle yayınlanıyor.

YARATICILIK PERFORMANSI 
EN YÜKSEK AJANSLAR
Geçtiğimiz yıl yaratıcılık performansına baktığımızda en çok ödül kazanan ajansın son birkaç yıl olduğu gibi TBWA/İstanbul olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz yılın yaratıcılık performansı en yüksek ajansları:
  1. TBWA/İstanbul, 23 birincilik ödülü, 2 büyük ödül
  2. Medina Turgul, 22 birincilik ödülü, 2 büyük ödül
  3. Rafineri, 15 birincilik ödülü
  4. Concept, 8 birincilik ödülü, 1 büyük ödül
  5. DDB & Co 8 birincilik ödülü, 1 büyük ödül
EN ÇOK ÖDÜL ALAN 
MEDYA AJANSLARI
2012’nin ödül şampiyonu medya ajanslarının başını Mindshare çekiyor. Medya ajansları da son yıllarda gerek stratejide gerekse yaratıcılıkta kreatif ajansları zorlamaya başladılar. Geçtiğimiz yılın en yaratıcı 5 medya ajansı:
  1. Mindshare, 14 birincilik, 3 büyük ödül
  2. OMD Türkiye, 11 birincilik ödülü, 1 büyük ödül
  3. Universal McCann, 8 birincilik ödülü,
  4. Zenith Media, 5 birincilik ödülü,
  5. Starcom Mediavest 4 birincilik
EN FAZLA ÖDÜL KAZANAN 
İNTERAKTİF AJANSLAR
Geçtiğimiz yılın en başarılı  projelerinden birisi Doritos Akademi kampanyasıydı. Kampanya dijital merkezli başlayıp, diğer tüm mecralara da uygulanmıştı. Doritos Akademi kampanyası Tribal DDB'nin en başarılı, en yaratıcı ajanslar listesinde ilk sırada yer almasına büyük etki yaptı. Geçtiğimiz yılın en yaratıcı interaktif ajansı:
  1. Tribal DDB, 12 birincilik ödülü, 2 büyük ödül
  2. 41? 29!, 8 birincilik ödülü, 1 büyük ödül
  3. C-Section, 7 birincilik ödülü
  4. Rabarba, 4 birincilik ödülü, 1 büyük ödül
  5. V For Viral 2 birincilik ödülü
EN YARATICI REKLAMVERENLER
Her ajans ancak reklam vereni kadar yaratıcı olabiliyor. Reklamveren yaratıcı değilse ve yaratıcılığı teşvik etmiyorsa ajans ne yaparsa yapsın önemli değil. Geçtiğimiz yılın en yaratıcı beş reklam vereni şu şekilde:
  1. Frito Lay, 15 birincilik ödülü, 1 büyük ödül
  2. Vodafone, 10 birincilik ödülü
  3. Turkcell, 5 birincilik ödülü, 2 büyük ödül
  4. Unilever, 6 birincilik ödülü, 1 büyük ödül
  5. Coca-Cola 6 birincilik ödülü
NOTLAR
Değerlendirme yapılırken şu yarışmalar dikkate alınmıştır: MediaCat Felis Ödülleri, Kristal Elma, Digital Age Yaratıcılık Ödülleri, Kırmızı, MediaCat Out of Home Awards.
Değerlendirmede yarışmaların yalnızca kategori birincilikleri ile ‘büyük ödüller’ dikkate alınmıştır. Kategori ikincilikleri, üçüncülükleri ve özel ödüller değerlendirilmeye alınmamıştır.
İki ajans tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen işler için, her bir ajansın bir ödül aldığı kabul edilmiştir.

10 Nisan 2013 Çarşamba

Don Draper Cannes Lions'ta kaç ödül alırdı?


Mad Men yayına başladığı 2007’den bu yana sadece Amerika’da değil, dünyanın pek çok ülkesinde ilgiyle izleniyor. Matthew Weiner tarafından yaratılan, Mad Men, 1960’ların reklam dünyasını Sterling Cooper isimli ajans üzerinden anlatıyor. 1960’lara damgasını vuran Bill Bernbach, David Ogilvy gibi yaratıcıları sembolize eden Don Draper’ın hayatına ve çevresine bakınca 1960’lar Amerika’sındaki toplumsal fotoğrafı da bir bütün olarak görmek mümkün.

Artık Sterling Cooper Draper Pryce olarak karşımıza çıkan reklam ajansının  müşterileri Playtex, Kodak, Lucky Strike gibi markalar.

Business Insider geçtiğimiz günlerde dizide yaratılan kampanyalarla 1960’larda gerçekleştirilmiş olanları karşılaştırdı. Dizideki rolleriyle birçok dizinin kahramanları birçok ödül kazandılar.

Don Draper ve ekibi yaratıcılık performansıyla bugün Cannes Lions'ta yarışsalardı kaç ödül alırlardı? Kim bilir? Ancak 1960'lardaki yaratıcılık performansı mı daha iyi, yoksa şimdiki mi? Buna siz karar verin.

Üstteki Don Draper tarafından Kodak konkuru için hazırlanmış, alttaki ise 1962'de aynı ürün için yayınlanan reklam.  




Üstteki Sterling Cooper Draper Pryce tarafından Life için yapılmış bir reklam, alttaki 1962'de yayınlanan Life reklamı. Her ikisi de sağlıklı yiyecek mesajı veriyor.




Conrad Hilton dizide Don Draper'a gelir ve Hilton için yeni bir kampanya yapmasını ister. Draper 'Dünyaya açılan pencereniz' sloganıyla gelince Conrad Hilton beğenmez ve 'Ayı hedeflemeliyiz' der. 1960'lar boyunca Hilton Otelleri benzeri birçok reklam yaptı.





Lucky Strike Don Draper ve ajansın en büyük müşterisi. Üstteki yeni reklam, alttaki ise 1962'deki reklam.




Sterling Cooper Draper Pryce üstteki reklamı hazırladı. Alttaki ise 1963'te aynı ürün için yapılan reklam.



Don Draper yaptığı Playtex reklamında soruyor: 'Are you a Jackie or a Marilyn?' 1965'te yayınlanan reklamda ise Jane Russell markanın sözcüsü.

7 Nisan 2013 Pazar

Türkiye'nin yeni kadın profilleri: gelenekçiler, eşiktekiler, geleneğin dışındakiler

TGI Türkiye'nin en kapsamlı araştırmasını yürüten şirket. Sadece Türkiye'de değil dünyanın birçok ülkesinde aynı araştırmayı yürütüyor. Ellerinde bir veri okyanusu var ve bu okyanusta istediğiniz analizi yapabilirsiniz.

MediaCat için TGI Türkiye temsilcisi Funda Kadıoğlu bu ay 'Türkiye'nin değişen kadın profili'ni analiz etti. Ortaya çok kapsamlı bir rapor çıktı. Ben çok çok kısaltarak buraya aldım. Daha kapsamlı halini okumak isteyenler için önerim MediaCat'in Nisan sayısının kapak konusunu okumaları.

Kadın tüketiciler ekonominin çarklarını döndüren en önemli kitle. Sadece ekonomi değil toplumsal alandaki her konuyu anlayabilmek için kadını tanımak çok önemli. TGI verilerine göre Türkiye'deki kadın son 25 yılda büyük bir değişim yaşadı. Bunda ortalama yaşam süresinin uzaması, anne bebek ölümlerinin azalması, teknolojik gelişmeler, göç gibi birçok değişken etkili oldu.

TÜRKİYE'NİN YENİ KADIN PROFİLİNDE KİLİT KELİME: GELENEK
Türkiye'nin yeni kadın profilini anlamak için en kritik kelime 'gelenek'. TGI verilerine göre Türkiye'deki kadınların yüzde 88'inin geleneksel olanın yeni ve eski formlarıyla bağı bulunduğunu görüyoruz. Türk kadınını derinlemesine incelediğimizde şu üç kümeye dağıldığını görüyoruz:
  • Geleneğin evindekiler %47
  • Eşiktekiler %41
  • Geleneğin dışındakiler %12

GELENEKÇİLER
Bu gruptaki kadınların tutumunu tamamen gelenekler belirliyor. En büyük grubu oluşturan bu kitleyi kendi aralarında şu kümelerde görebiliyoruz:

  • Kentli dindarlar
  • Statükocular
  • Evcimenler
  • Biçimciler
  • Kentlileşmiş gelenekçiler
  • Eğitimli gençler
  • Taşralı modernler
  • Arrkadaş merkezciler

EŞİKTEKİLER
Bu grubun gelenekle ilişkisi aşınmış durumda ancak tutumlarında geleneksel olanla modern olanın harmanlandığını görüyoruz. Ne tam geleneğin ne de tam modern olanın dünyasına aitler. Gelenekçilerden en büyük farkları modern olanı geleneksele değil, geleneksel olanı modern olana adapte ediyorlar. Yüzleri dışarıya dönük. Bu kitleyi şu alt kümelerde görüyoruz:

  • Hayalciler
  • Kaşifler
  • Hevesliler
  • Değişimciler
  • Umutsuzlar
  • Moda severler
  • Alışverişçiler
  • Görevciler 

GELENEĞİN DIŞINDAKİLER
Yüzde 12'lik bu grup geleneğe sırtı daha dönük olan kadınlardan oluşuyor. Bu grup diğer ikisinden çok daha genç bir kitleden oluşuyor. Bu gruptakilerin alt kümelerini şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Gelenekten sökülenler
  • Bilinçli alışverişçiler
  • Sosyal medyacılar
  • İnternet evindekiler
  • Öncüler 





5 Nisan 2013 Cuma

Türkiyenin en sevilen 21 markasının bilinç altımızdaki kelime karşılığı

‘Pazarlama ürünlerin 
savaşı değil, 
algıların savaşıdır’ -Al Ries 

Pek çok pazarlamacının araştırma yapmak ve ‘gerçeklere ulaşmakla’ meşgul olduğunu söyleyen Al Ries, pazarlama dünyasındaki tek gerçeğin tüketicilerin algıları olduğunu, gerisinin yalan olduğunu vurgular. Hal böyle olunca pazarlamanın nihai savaş alanı, Jack Trout‘un da her daim üstüne basarak belirttiği gibi zihinlerden başka bir yer değil. Pazardaki bunca rekabet, savaş, markaların harcadığı devasa bütçeler, yapılan yatırımlar… Tüm bunlar tüketicinin zihninde bir, en fazla birkaç kelimelik bir yer kapabilmek için.

MediaCat'in Mart 2013 sayısında yayınlanan 'Markaların Kelime Karşılığı' Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen bir araştırma. Araştırma Türkiye'nin 21 lovemark'ının tüketicinin zihnindeki algısını anlamaya yönelik. EEG yöntemiyle yapılan araştırmada insanların 21 markanın insanların zihnindeki karşılığı araştırıldı. Araştırmayı Think Neuro şirketi gerçekleştirdi. İşte Türkiye'nin en sevilen 21 markasının tüketicinin zihnindeki kelime karşılıkları:

21 MARKALARIN KELİME KARŞILIĞI 

Adidas-Kültürlü
Arçelik-Kaliteli
BMV-Karizmatik
Bonus Card-Sosyal
Burger King-Geleneksel
Casper-Maceracı
Coca-Cola-Çekici
Elidor-Yenilikçi
Hepsiburada.com-Samimi
İstikbal-Sağlam
İş Bankası-Keyifli
Kanal D-Şehirli
LC Waikiki-Yetenekli
Migros-Havalı
Nokia-Sosyal
Omo-Cesur
Posta-Enerjik
THY-Dişi
TTNET-Eğlenceli
Turkcell-Güvenilir
Türk Telekom-Zeki

Bir emlak danışmanının Sosyal Medya’yı etkin kullanabilmesi için #10 öneri


Yaşadığımız dijital çağda dünyadaki 2,5 milyar internet kullanıcısının 1,5 milyarı sosyal medyada hatırı sayılır bir zaman geçiriyor. Geldiğimiz noktada çoğu meslek gruplarının iş yapış süreçlerini yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Örneğin emlak danışmanları. 

Geçtiğimiz günlerde Realty World yöneticilerinden bir davet aldım. Birlikte çalıştıkları emlak danışmanlarına sosyal medyayla ilgili bir konferans vermemi istiyorlardı. Bu konferans için hazırlanırken gördüm ki emlak danışmanları, emlak şirketleri -büyük markalar dahil sosyal medyada pek yoklar. Elbette bazıları üç oda bir salon şeklindeki gazete ilanlarını aynen sosyal medyaya da taşımışlardı. Ancak bu sosyal medyada doğru bir içerik mi? 

EMLAK SEKTÖRÜ SOSYAL MEDYADA NASIL YER ALMALI?
İnsanlar sosyal medyada satış ve reklam mesajları görmek istemiyorlar. Bunu fark eden birçok marka artık sosyal medya için özel içerik hazırlıyor.

Bir emlak danışmanı ya da emlak şirketi sosyal medyada nasıl yer almalı? İşte emlak danışmanları için Sosyal Medya’yı nasıl kullanabileceklerine dahil hazırladığım rehber:

Öneri #1: Misyonunuzu belirleyerek işe başlayın.
Bunu yapmak için kendinize öncelikle şu soruyu sorabilirsiniz: Ben ne yapıyorum? Bir aracı mıyım yoksa insanlara yaşam tarzı sunan bir markanın temsilcisi miyim? İnsanlara ne sattığınız önemli değil, onlara nasıl bir değer sağladığınız önemlidir.

Öneri #2: Bir yayıncı gibi davranın.
Artık günümüzde bir mecra sahibi olmanız için çok paranızın olması gerekmiyor. Bir gazete ya da bir televizyon ya da dergi grubunuzun olması gerekmiyor. Yaşadığımız bu sosyal medya uygarlığında kendinize sosyal medyada bazı hesaplar açmanız yeterli. Sosyal medya sayesinde günümüzde herkes bir yayıncı, herkesin bir mecrası var. Ancak burada dikkat edilmesi gereken, gerçek bir gazeteci, bir yayıncı gibi içerik üretebilmek. 5N 1K sadece Cüneyt Özdemir’in programının adı değil, temel bir kuraldır. O halde bu maddeleri sizin için dönüştürelim.

5N 1K
       Neden içerik yaratıyoruz?
       İçeriğimiz ne hakkında olacak?
       İçeriği ne zaman oluşturacağız?
       Nasıl geliştireceksiniz?
       İçeriğimizi nerede yayınlayacağız?
       Hedef kitlemiz kim?

Unutmayalım, büyüklerle rekabet etmenin en kolay yolu işe yarayan, dikkate alınan içerik üretmektir.

Öneri #3: Başkalarıyla ne kadar çok değerli bilgi paylaşırsanız o kadar uzman görünürsünüz, o kadar güven kazanırsınız.
İnsanlara işinizle ilgili ihtiyaçları olan değerli bilgiyi üretin ve onlarla paylaşın. Ama bunu bir kere değil sürekli yapmalısınız.

Öneri #4: Sosyal Medya’da paylaşacaklarınız sizinle ilgili değil, müşterileriniz için ne yaptığınızla ilgili olmalıdır.
Önemli olan müşterinin ihtiyacı olan bilgileri paylaşmaktır. Kendimizle ilgili değil onlarla ilgili bilgi paylaşmalıyız. Doğru içerik müşteri odaklıdır, gerçektir, sahicidir. Aynı zamanda ikna edici olmalıdır. Eğlenceli olması, sürprizler barındırması, şaşırtıcı olması ise insanların ilgisini çekmesini kolaylaştırır.

Öneri #5: Sosyal Medyadaki en iyi ‘emlak alma ve satma ansiklopedisi’ni hazırlayın. Ama bir de en iyi  ‘Sorun Çözme Klavuzu’ ekleyin.
Müşterilerinizin sizin işinizle ilgili uykusunu kaçıran problemler neler? Hangi süreçlerde hangi ihtiyaçları var? Boya, badana, taşıma şirketi… Ansiklopediniz için o kadar çok madde var ki.

Öneri #6: Sosyal Medyadaki emlak profesyonellerinin buluştuğu networklere üye olun.
Başkalarının deneyimlerinden faydalanmak çok önemlidir. Profesyonellerin üye olduğu networklere üye olun, siz de deneyimlerinizi paylaşın. Türkiye’de böyle networkler yoksa siz kurun.

Öneri #7: Sosyal Medya hesaplarınızdan müşterilerinizin, topluluğunuzun deneyimlerini, hikayelerini paylaşmaları için teşvik edin.
Paylaşacağınız hikayeler için en iyi kaynak sizi izleyenler, müşterileriniz ve potansiyel müşterilerinizdir. Onları hikayelerini paylaşmaları için teşvik edin.

Öneri #8: Topluluğunuzla, müşterilerinizle bağınızı koparmayın.
İçeriğinize mutlaka müşterilerinizi dahil etmelisiniz. Onların satış sonrası hikayeleri, yaşadıkları sorunları sizinle paylaşmaları için onları teşvik edin.

Öneri #9: Pazarladığınız, ilgilendiğiniz mekanların hikayelerini öğrenin ve bunları paylaşın.
Her insanın bir hikayesi olduğu gibi her mekanın da mutlaka bir hikayesi vardır. Bu hikayeler iyi anlatılırsa dikkat çeker. Ann Handley diyor ki: ‘İyi içerik hikaye anlatmak değil, gerçek bir hikayeyi
iyi anlatmaktır’

Öneri #10: Büyük markaları gözleyin, onların deneyimlerinden yararlanın.
Büyük markaların araştırma bütçeleri vardır. Onlar stratejilerini uzun araştırmalar sonucu belirler. Onların deneyimleri ve yaptıkları sizing için bir klavuz olabilir. Sosyal medyası iyi yönetilen markaları dikkatli izleyin.

Sosyal medyada siz müşteri aramazsınız. Orada müşteri size gelir bulur. Eğer doğru bir içerikle dikkat çekebilirseniz, insanlara yardım ederseniz, insanların hayatını kolaylaştırırsanız hiç beklemediğiniz kadar fazla müşteri gelir size bulur.

31 Mart 2013 Pazar

Türkiye Facebook Nüfus Sayımı

Digital Age dergisi ilk kez Türkiye'nin 'Facebook Haritası'nı yayınladı. Digital Age ile 1 Nisan'da dağıtılan harita Socialbakers verilerinden yola çıkarak hazırlandı. Kasım 2012-Şubat 2013 arasındaki dönemde yapılan araştırmaya göre Türkiye Facebook'taki nüfusuyla dünyadaki en kalabalık altıncı ülke.

FACEBOOK NÜFUSU: 32.400.00

Türkiye'de toplam 32 milyon 400 bin Facebook kullanıcısı var. İstanbul 8.316.400 kullanıcı ile ilk sırada yer alırken, Ankara 2.991.540 kullanıcı ile ikinci sırada, İzmir ise 1.853.340 kullanıcı ile üçüncü sırada. izmir'i sırasıyla Antalya, Adana, Konya, Bursa, Mersin, Kocaeli ve Gaziantep takip ediyor.

Facebook kullanıcılarının yüzde 64'ü erkek, yüzde 36'sı ise kadınlardan oluşuyor. Facebook'ta en fazla fanı olan kişi ise Cem Yılmaz.

Türkiye'de 81 ilin tamamında Facebook kullanıcısı bulunuyor. En az Facebook kullanıcısı Iğdır'da.




16 Mart 2013 Cumartesi

İçerik pazarlamasına başlamanın en temel kuralı 5 N 1 K

Gazeteciliğin en temel kurallarından biridir 5 N 1K. Tüm gazetecilik öğrencilerine öğretilir. İyi haberin hikayesinin temelini oluşturur: Ne, nerede, ne zaman, neden, nasıl ve kim.

Bu kural, haberi doğru şekilde okura vermeye yardımcı olurken, aynı zamanda haberin ilgi çekici bir hikayeye dönüşmesini sağlar.

İyi gazetecilik gibi iyi içerik da bu temel kuraldan hareket eder. Özellikle çevirimiçi içerik stratejisi kendi değerlerinizden beslenen ama ulaşmak istediğiniz kitleye odaklanmış hikayeler gerektirir. Bu kural müşterilerinize, onların ihtiyaçlarına ve tercihlerine odaklanmanıza yardımcı olur.

İçerik stratejisi oluştururken neden sorusunun yanıtıyla başlamak gerekir.
  1. Neden bir içerik yaratmak zorundayız: Amacımız ve hedefimiz nedir?Yeni müşteri mi çekmek istiyoruz? Şirketimizle ya da kendimizle ilgili farkındalık mı yaratmak istiyoruz? Çevirimiçinde daha fazla bilgi paylaşarak insanların bize daha kolay ulaşmaları nı mı sağlalamak istiyoruz? Networkümüzü büyütmek ve hakkımızda daha fazla konuşulmasını mı sağlamak istiyoruz?
  2. Biz kimiz? İçeriğimizin besleneceği değerlerimiz nelerdir? İçeriğimizi kimlerin okumasını istiyoruz. Kime ulaşmak istiyoruz. İdeal müşteri ya da izleyenlerimizin kimlerden oluşmasını istiyoruz? Bu kişiler çevirimiçindeyken zamanlarını nerede geçiriyorlar? Hangi profilden insanlar? Ne istiyorlar? Bunların bizinle ilgili ne yapmalarını istiyoruz?
  3. İçeriğimizin neyi elde etmesini istiyoruz? Yaratacağımız içeriğin kişileri nasıl etkilemesini istiyoruz?
  4. İçeriğimizi nasıl geliştireceğiz? İçeriği hangi süreçlerle yaratacağız?
  5. İçeriğimizi ne zaman oluşturacağız? Bir yayın takvimimiz var mı? 
  6. İçeriğimizi nerede yayınlayacağız? Yarattığınız içeriğe nasıl erişilecek? İzleyenleriniz bunu nasıl paylaşacak?
İçerik pazarlamasına başlayacak kişilerin öncelikle bu sorulara yanıt bulması gerekir. Bu temel soruları yanıtladıktan sonra devamı daha kolay gelecektir.

27 Ocak 2013 Pazar

2012'nin 'En iyi televizyon kullanımı' Pınar iyi uykular diler

2013 Felis için hazırlıklara devam ederken 2012 Felis birincilerine de zaman zaman bu blogda yer vereceğim. Geçtiğimiz yıl 'En iyi televizyon medya kullanımı' kategorisinin birincisi Pınar'ın 'Pınar iyi uykular diler' isimli projesiydi.

'PINAR İYİ UYKULAR'


Bu projeyle Pınar çocukların süt içme alışkanlıklarını arttırmayı hedeflemiş. Zamanlama olarak uyku öncesi saatler seçilmiş.

2010 yılı sonunda RTUK tarafından başlatılan çocuklara uyku saatini hatırlatan uygulamayla televizyon kanallarında 21:30’da çocukların uykuya gitmesini hatırlatan bantlar yayınlanıyordu. RTUK’ün bu sosyal sorumluluk projesiyle işbirliği yapmak isteyen Pınar uzun çabalar sonucu RTÜK'ten izin almayı başarmış. Alınan izin sonucunda televizyon kanallarının bir çoğunda aynı anda 'Pınar iyi uykular diler' bantları yayınlanmış.

Proje Universal McCann'e ait. McCann bu proje dahil Felis 2012'den beş ödül kazandı.

Artık sokağa değil, dijitale hakim olan sandığa hakim oluyor

Sokağa hakim olan sandığa da hakim olur’ kuralı çoktan değişti. Artık dijitale, sosyal medyaya hakim olan sandığı alıyor. Kasım 2012’deki Amerikan Başkanlık seçimleri bunun en son örneklerinden birisiydi. Time dergisinin hazırladıgi ‘Seçim Özel Sayısı’nda Adam Sorensen şöyle diyordu: ‘Gürültülü bir savaş alanı olan modern başkanlık kampanyalarında, sosyal medya adaylara ve destekçilerine daha çok çirkefleşme olanağı sağlıyor. İğnelemeler Twitter mesajlarında hızla yer alıyor, destek cümleleri ise Facebook’ta çabucak yayılıyor.’ 

‘Bu sosyal networkler aynı zamanda adayların seçmenlere ilettikleri mesajı test etmesi için yeni olanaklar sağlıyor. Onların faydalı data toplamasını ve seçmenlerle iletişim kurmalarını sağlamanın yanısıra, gönüllüleri daha kolay organize etmek konusunda yeni yollar sunuyor. Amerikan yetişkin nüfusunun neredeyse yarısı sosyal paylaşım sitelerini kullanıyor. Barack Obama ve Mitt Romney ise buralarda oy toplamak için adeta savaşıyorlar.’ Time sosyal medyadaki çarpışmalar için birkaç çarpıcı örnek verirken kampanyaların sosyal medyada geniş kitleler tarafından takip edildiğini belirtiyor ve bu seçimlerde başka bir noktaya da dikkat çekiyordu: ‘Bu seçimlerde asıl odak noktası başkanlardan çok danışmanlardı.’

Romney’nin baş danışmanı ve baş stratejisti Eric Fehrnstrom ve Obama’nın uzun süredir çalıştığı siyasi danışman David Axelrod bu çatışmadaki en renkli taraflardı. Örneğin 3 Nisan’daki diyalog şöyle geçiyordu:

Eric.: @davidaxelrod David, Romney’nin MadMen zaman diliminde yaşadığını söylüyor. Yani işsizlik azken ve ekonomi büyürken mi demek istedin?

David A.: @EricFehm Hayır, Rusya bizim en büyük rakibimizken, patronlar kadınların sağlığı konusunda diktatörlük yapabilirken ve ‘Etch-a-Sketch’ politik stratejiden ziyade hala bir oyuncakken.

Peki sonuç ne oldu? 

Twitter’da (Kasım 2012 ortası) 23,5 milyon izleyeniyle, Facebook’ta 33,5 milyon kişinin beğendiği ve 2 milyondan fazla kişinin hakkında konuştuğu Obama seçimleri beklenenin aksine hiç zorlanmadan rahat bir şekilde kazandı.

Obama’nın rakibi Romney’nin sosyal medyadaki tablosu ise o tarihte şöyle idi: Facebook’ta 11,9 milyon beğenen, hakkında 1 milyon civarında kişi konuşuyor ve Twitter’da ancak 1,8 milyon izleyiciye ulaşabilmiş durumda.

‘BU KOLTUK DOLU’ 

2012 ABD baskanlik seçimlerinde, bazı unutulmayacak olaylar da yasandi. Bunlardan birisi ‘Boş Koltuk’ vakasıydı.

Clint Eastwood, Ağustos ayının son haftasında Cumhuriyetçi Parti'nin Ulusal Kongresinde Mitt Romney’i destekleyen bir konuşma yaptı. Clint Eastwood konusmasini yaparken yanında boş bir sandalye vardı. Eastwood sandalyede Obama oturuyormuş gibi onunla sohbet edercesine konuşmuş ve bu yolla Obama’nın başkanlık koltuğunu dolduramadığını da ima etmişti.

Eastwood’un esprileri Cumhuriyet’çilerden büyük alkış almıştı. Ancak Obama Easwood’un konuşması biterken başkanlık koltuğunda arkası dönük çekilmiş fotoğrafını Twitter’da yayınladı. Obama’nın resimle birlikte gönderdiği mesaj ise ‘This seat is taken’ (Bu koltuk dolu) idi. Bu tweet öylesine bir viral etki yarattı ki ve medyada o kadar yer aldı ki Cumhuriyet’çilerin kongre haberleri bu tweet’in gölgesinde kaybolup gitti.

9 Ocak 2013 Çarşamba

En iyi mizah dergisi kapağı: Duymadım, görmedim, bilmiyorum

MediaCat'in geleneksel 'yılın en iyi gazete manşetleri, dergi kapakları ve mizah dergisi kapakları'nı büyük bir jüriyle birlikte Aralık ayı ortalarında seçtik. Jüride bir çok ünlü gazeteci, ve televizyoncunun yanı sıra karikatüristler, reklam sektöründen ve iş dünyasından önemli isimler yer aldı.

Tüm yıl boyunca yayınlanan mizah dergilerinin kapaklarını değerlendirdik ve 5 Ocak 2012 tarihli Uludere faciasını konu alan Uykusuz kapağı birinci sıraya oturdu. Uludere’de savaş uçakları tarafından bombalanarak hayatını kaybeden 35 vatandaşımızın haberinin internete düştükten tam 12 saat sonra televizyonlarda yayınlanmasını kapağına, “üç maymun”a gönderme yaparak taşıyan Uykusuz, üç büyük haber kanalının logolarına da kapağında yer verdi ve bu kapak yılın en iyi mizah dergisi kapağı seçildi.

İkinciliği ise 5 Şubat 2012 tarihli Penguen kapağı kazandı. 'Türkiye'de güzel şeyler de oluyor' başlığı ile yayınlanan Penguen kapağında Başbakan Tayyip Erdoğan yer alıyor ve Türkiye'in Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde en fazla mahkum edilen ülkeler arasında yer aldığı vurgulanıyor.

10 Mayıs 2012 tarihli Penguen kapağı üçüncülü kazanırken en iyi 10 mizah dergisi kapağı listesine de en fazla Penguen kapakları girdi.